Adet Düzenleyici Bitki Kürleri

16/1/2009 · Kategori: SIFALI BITKILER

Bitkilerden hazırlanan adet düzenleyici kürlermizin hazırlanışı ve kullanımı aşağıda yer almaktadır.
1. KÜR
GEREKEN MALZEMELER : Beşparmak Otu Kökü Civan Perçemi Çoban Çantası Saplı Meşe Kabuğu Su
Hazırlanışı: Bütün malzemelerden birer çay bardağı alınarak bir kaba konur ve karıştırılır. Yeteri kadar su eklenerek kaynatılır. Soğutulduktan sonra içilir
2.KÜR
GEREKEN MALZEMELER : Bal Hardal Tohumu Nane Su Yabani Kereviz
Hazırlanışı: Bir çay bardağı toz haline getirilmiş hardal tohumu ve nane bir tutam yabani kereviz alınarak bir kaba konur. Yeteri kadar su eklenerek kaynatılır. Soğutulduktan sonra bal ile beraber içilir.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Üzüm Çekirdeği antioksidan kaynağı

16/1/2009 · Kategori: SIFALI BITKILER

Üzüm Çekirdeği ( Vitis vinifera ); Fransa' da güçlü bir anti-aging ( yaşlanma etkilerini azaltıcı ) kaynağı olarak sunulmakta ve Amerika Birleşik Devletleri'nde de hızla popüler olmaktadır.

Üzüm çekirdeği, bioflavonoidlerin proanthocyanidin adlı benzersiz bir tipini içerir. Bu maddenin, C vitamini ile aynı yönde etkileri vardır ve C vitamininin aktivitesini oldukça artırır. Gerçekte bazı araştırmacılar üzüm çekirdeği ekstresinin, C vitamininin hücrelere girmesine yardım ettiğini düşünmektedirler.

Böylece, üzüm çekirdeği ekstresi, hücre zarlarını güçlendirirerek hücreleri oksitlenme hasarlarından korur. Proanthocyanidinler ayrıca yabanmersininde , kola fındığında ve diğer bazı sebze ve meyvelerde de bulunur.

Kanser Savaşçısı : Üzüm çekirdeği, güçlü bir antioksidandır ve vücudu serbest radikallerden temizler. Serbest radikaller , normal hücrelere saldırabilen, onları harap eden veya mutasyona uğratan dengesiz oksijen molekülleridir.

Serbest radikal hasarlar, kansere eşlik eden bir çeşit hücre büyümesine yol açabilirler. C vitamini kendi başına güçlü bir antioksidandır fakat araştırmalar üzüm çekirdeği ekstresi gibi proanthocyanidinlerle beraber çok daha etkili olabileceğini öne sürmektedir.

Kalp hastalığı : Bazı araştırmalar üzüm çekirdeği ekstresi gibi antioksidanların, arterlerde plak veya yağ birikimlerinin oluşmasına katkıda bulunabilecek düşük yoğunluklu lipoprotein ( LDL ) veyahut "kötü" kolesterol gibi kan lipitlerinin oksidasyonunu önleyebileceğini doğrulamıştır.

Anti-İltihapsal : Üzüm çekirdeği, artrit ve alerjiler gibi yaygın hastalıkların tedavisinde kullanılan bir anti-iltihapsaldır. Bir çok bioflavonoid, iltihaplanmayı teşvik eden bazı enzimlerin salınımını baskılar. Artrit durumunda serbest radikal hasarın, bu hastalığa eşlik eden eklem ağrısında ve şişmelerde payı vardır.

Dolaşım : Kılcal damarlar, serbest radikal hasar tarafından kolayca tahrip edilebilecek küçük kan damarlarıdır. Ek olarak hücreler yaşlanırken, kolajen ( Collagen : Kılcal hücreler de dahil hücrelerin onarımında ve büyümesinde önemli olan bir protein lifi ) kaybeder.

Zayıflayan kılcal damarlar, kolay morarmaya ve varis geliştirmeye yatkın hale gelir. Üzüm çekirdeği ekstresi, kılcal damarları güçlendirmeye iki şekilde yardım eder. Üzüm çekirdeği, serbest radikal saldırıdan koruyarak kılcal damarların zayıflamasını engellemeye yardım edebilir.

Ayrıca C vitamini kolajenin üretimi için gerekli olduğu için ve üzüm çekirdeği ekstresi C vitamininin performansını geliştirdiğinden dolayı kolajen üretimi ile de ilgilidir.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Kefir Nedir

16/1/2009 · Kategori: SIFALI BITKILER

Kefir içilecek kıvamda, hafif ekşimsi, alkollü ve köpüklü bir süt ürünüdür.Bugün Dünyada yoğurttan sonra en fazla tanınan fermente süt ürünlerinden birisi de kefirdir.

Soğuk bir iklime sahip olan Kafkasya’nın dağ köylerinde çok eski yıllardan beri yapılan ve tüketilen kefir, önceleri bu bölgede yetiştirilen keçi ve koyun sütlerinden, ancak daha sonraları inek sütünden de yapılmaya başlanmış ve buradan Dünyaya yayılmıştır. Ülkemizde ise kefirin henüz ticari amaçla üretimi söz konusu değildir. Ancak sağlık açısından önemi nedeniyle evlerde yapılmakta ve tüketilmektedir.

Evde kefir yapmak için, süt kısa süre kaynatılarak daha sonra oda sıcaklığına kadar soğutulmakta ve ağzı sıkıca kapanabilen cam kavanoza aktarılmaktadır. Kapaklı kavanoz kullanılmasının nedeni, fermentasyon sırasında oluşan ve kefire ayrı bir tat veren CO2’in uçmasını önlemek içindir. Kefire işlenecek 1 litre süt için yaklaşık 20-40 gram kadar kafir tanesi süte katılmaktadır ve temiz bir kaşıkla karıştırılarak kavanozun ağzı sıkıca kapatılmaktadır. Bu şekilde mayalanan süt, yaklaşık 20oC civarında ve ışık almayan karanlık bir yerde 24-48 saat fermentasyona bırakılmaktadır. Fermentasyon sonunda, aşılanan sütün kefire dönüşümünden sonra, ürün küçük delikli bir süzgeçten geçirilmektedir. Süzgeç üzerinde kalan kefir taneleri ayrılmakta ve yeniden kefir yapımında kullanılmaktadır. Süzülen kısım ise kefir olarak tüketilmektedir. Kefir yapımından hemen sonra tüketilebildiği gibi buzdolabında saklanmak koşulu ile daha sonraki birkaç gün içerisinde de içilebilmektedir. Sağlık açısından kefirin en uygun tüketim zamanı genellikle sabahları aç karnına ya da akşamları yatmadan öncedir.

Neden kefir tüketmeliyiz?

Kullanımı ve hazmı çok kolay olan kefir;

*Bağırsaklardaki maddelerin küreselleşmesini önler

*Beyine enerji verir ve zihinsel gelişimi sağlar

*Kansere karşı koruyucu ve kanseri geciktirici etkisi vardır

*Yüksek tansiyonu giderir.

*Kolesterolü düşürür

*Damar sertliğini giderir

*Kemik erimesini önler

*Bronşit ve astım nöbetlerini azaltır

*Kansızlığı ve kan bozukluğunu giderir

*Mikrobik enfeksiyonlara karşı direnci arttırır

*Egzama ve alerjilerde faydalıdır

*İdrar yolu iltihaplarını tedavi eder

*İdrarı sulandırır

*Karaciğer bozukluğunu tedavi eder

*Mide ve bağırsak salgılarını arttırıp hazmı kolaylaştırır

*Bağırsak hareketlerini hızlandırır

*Mide ve bağırsak rahatsızlıklarına iyi gelir

Besin değerleri

Kefir, vücudun temel fonksiyonlarında ve çeşitli faaliyetlerinde kullanılan mineraller ve esansiyel amino asitler bakımından zengindir. Kefirde bulunan proteinler kısmi sindirimi yapabilen ve bu nedenle vücut tarafından kolay değerlendirilebilir yapılardır. Kefirde bol miktarda bulunan ve esansiyel amino asitlerden bir tanesi olan triptofanın, mineral ve maddelerden kalsiyum ve magnezyumun sinir sistemi üzerinde rahatlatıcı etkisi olduğu bilinmektedir. Vücudumuzda en çok bulunan ikinci madde olan fosfor, hücre gelişimi ve enerji ihtiyacının karşılanması için karbonhidratların, yağların ve proteinlerin kullanımında kolaylık sağlamaktadır. Kefir B12, B1, K,D,E ve PP vitaminleri bakımından da zengindir.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Yeşil Çay Mucizesi

16/1/2009 · Kategori: SIFALI BITKILER

Yeşil çay güçlü antioksidan özelliği ile de güzelliğinize güzellik katacak:işte yeşil çayın mucizeleri

Göğüsleri Sıkılaştırıyor

4 kaşık süzme yoğurt ve 2 yemek kaşığı yeşil çayı karıştırın. Karışımı göğüslerinizin üzerine sürün. 10 dakika bekletin ve sonra yıkayın. Ardından da cildinizi yine bitkisel kökenli adaçayı ve kekik yağı gibi cildi sıkılaştırıcı bir yağ ile nemlendirin. Böylece hem cildinizin nem ve yağ dengesini düzenleyecek hem de göğüslerinizin sıkılığını artıracaksınız.

Göz ve Gözaltı

Yeşil çay, called EGCG olarak bilinen anti-inflammatory sayesinde göz altında oluşan halkaları, göz altı torbalarını, kırışıklıkları ve morlukları azaltır. (5) Yeşil çayın uykusuzluk ve stresten dolayı gözlerde oluşan sorunlara karşı rahatlatıcı ve sakinleştirici etkisi vardır.

Eğer poşet yeşil çay kullanıyorsanız işiniz kolay. Çayınızı içtiniz, poşetleri atmıyor, derin dondurucuya koyuyorsunuz Donduktan sonra poşetleri göz kapaklarınızın üstüne ve göz altına gelecek şekilde gözünüzün üzerine koyunuz Günde 1 kez 10-15 dakikalık seanslar yeterli olacaktır.

Eğer pakette yeşil çay kullanıyorsanız: Yorgun gözleri dinlendirmek için, pamuk tamponu hazırladığınız yeşil çay solüsyona sokunuz, fazlalığını sıkınız. Yavaşça göz kapaklarınızın üzerine yerleştiriniz. 10 dakika kadar dursun. Eğer ihtiyaç hissederseniz tekrarlayınız.

Güneş Yanıklarında

Bir bezi soğuk solüsyonda ıslattıktan sonra, yanık bölgede 15 dakika tutunuz. Günde 4 kez tekrarlanır.

Kızarıklıklarda

Alın, çene ve yanaklardaki kızarıklıklar için doğal çözüm için günde iki kez olmak üzere dört hafta boyunca içinde %2 yeşil çay ekstresi bulunan krem kullanınız. Eğer bulamadıysanız solüsyonunuz ne güne duruyor....

Kuru cilt için yeşil çay losyonu:

Orta boy bir su bardağı dolusu kaynar suda 1 tatlı kaşığı dolusu yeşil çay haşlanır, üstü kapalı olarak 10 dakika demlendikten sonra süzülür. 1 yumurta sarısı, 1 tatlı kaşığı dolusu çiçek balı ve 10 ml gliserin iyice karıştırıldıktan sonra, çayla birlikte küçük bir kavanoza aktarılarak iyice çalkalanır. Karışıma batırılan pamukla, yüz, boyun ve dekolteye friksiyonla iyice emdirilir.

Lekelerde

Solüsyonu lekenin üzerine temiz bir pamuk sürün ve öyle bırakın, durulamayın.

Yara ve Berelerde

Ufak kesiklerde, pişiklerde, berelerde : Bir pamuk tampon yapıp, solüsyonda ıslatıp 5 dakika gerekli bölgede tutunuz. Günde 4 kez yapılabilinir.

Yeşil Çay Maskesi, Olgun Ciltler İçin

Bir bardak su kaynatılır ve 5 dakika bekletilir, 1 yemek kaşığı dolusu yeşil çay eklenerek 5 dakika demlendirilir, süzülür ve soğumaya bırakılır. Bu arada, 3 yemek kaşığı dolusu bademyağı ve 1 yemek kaşığı dolusu çiçek balı iyice karıştırılır. Yeşil çay bu karışıma yavaş yavaş eklenirken karıştırmaya devam edilir. Maske, yüze, boyuna ve dekolteye uygulanır ve 20 dakika etkilemeye bırakılır.

Yüz Maskesi

2 çay kaşığı kili, ılık yeşil çayla kıvamlı bir karışım oluncaya kadar karıştırın. Sonra ince bir tabaka olarak cildinize sürün. Bu şekilde 30 dakika beklettikten sonra durulayın. Ardından yine yeşil çayla hazırladığınız tonikle yüzünüzü yıkayın.

Yüz Toniği

1 çay kaşığı yeşil çayı kaynamış 100ml suyun içine katın. Beş dakika demlenmesini bekledikten sonra soğumaya bırakın. Cildinizi toniğe batırılmış pamukla silin.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

İşte kanserden koruyan 4 besin

16/1/2009 · Kategori: SIFALI BITKILER

New York Üniversitesi egzersiz yapmanın hayati olduğunu hatırlattı ve kanserden koruyan 4 besini sıraladı:

D vitamini: D vitamini alan kişilerde kanser riski yüze 60 ile 77 arasında azalıyor. Güneş ışığından alınan D vitamini bağışıklık sistemini koruyor ve kanser hücrelerinin yok edilmesinde etkili oluyor. Sardalya ve somon gibi balıklarda da bulunuyor.

Üzüm: Üzüm ve yaban mersinine mavimsi rengini veren “pterostilbene” adlı madde özellikle bağırsak kanseriyle savaşıyor.

Ceviz: Yüksek miktarda selenyum içeriyor. Her gün bir avuç yiyenlerde akciğer kanseri riski yüzde 46 oranında azalıyor.

Egzersiz: Haftada bir kez 1 saat egzersiz yapanların prostat kanseri riski yüzde 38 azalıyor.

Çay: Günde üç fincan çay içenlerde boğaz kanserine yakalanma riski, içmeyenlere göre yarı yarıya düşüyor. Yeşil çayda daha yüksek oranda bulunan antioksidanlar kansere karşı etkili.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Sinüzit için Şifalı Bitkiler

16/1/2009 · Kategori: SIFALI BITKILER

Sinuzit hemen hemen hepinizi çektiği bir hastalıktır. Genç yaşlı demeden bir çok insan bu hastalığa bir kez olsun yakalanırız. Sinuzit için doğla yöntemlerle çözüm arayanlara bir kaç önerim var.
1. tarif 10 gr. acı kavun suyu10 gr. biber yağı karıştırılır. İlk önce 1 yemek kaşığı zeytin yağı içilir. Buruna 3 damla zeytinyağı damlatılır. Bu işlemin hemen ardından 3 damla karışım yağ damlatılır, 1-2 saniye sırt üstü yatılır. Bu işlemde eğer küçük dile yağ kaçmışsa ekmek çiğnenip yutulur. 20 dakika sonra buruna enfiye çekilir. Bu işlem 2 akşam yapılır.2. tarif 1 bardak suya1 yemek kaşığı tuz karıştırılıp eritilir. Buruna düzenli 5-6 damla damlatılır.3. tarif Şeker pancarı özsuyu sıkılıp alınır, buruna 3-4 damla damlatılır.4. tarif Biberiye, papatya, mentollü nane, lavanta, oğul otu, okaliptus, karıştırılıp kaynatılarak suyu çay yerine aç ve tok karnına 1-2 su bardağı içilir.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Beyaz çayın bilinmeyen faydaları!

16/1/2009 · Kategori: SIFALI BITKILER

Beyaz şakayık”, “altın ay”, “gümüş iğne” ve “beyaz bulut” gibi isimleriyle ve tadıyla efsaneler yaratan, yüzyıllarca çeşitli anlamlar yüklenerek değerlenen ve günümüzde pek çok araştırmanın konusu olan beyaz çaya kupalarınızda yer açın. Beyaz çay, adını çay tarlalarındaki açılmamış filizlerin gümüşi beyaz tüylerinden ve çok açık renkli liköründen alıyor.

En nadide ve en pahalı çay çeşidi olan beyaz çay, kadim şifacılar tarafından yüzyıllardır bitkisel ilaç olarak da kullanılıyor. Ayrıca en az üretilen ve en yüksek düzeyde antioksidan içeren çay çeşidi. Dünyada yıllık üretimi 600-800 ton civarında. Çin, Hindistan, Kenya, Sri Lanka ve Vietnam kaynaklı beyaz çayın, ülkemizde de çeşitleri var.

Dört çeşidi var

Damakta tatlı ve ipeksi yumuşaklıkta tat bırakan beyaz çay, fındıksı bir aromaya sahip. Yüksek kalitedeki beyaz çay, diğer adıyla “gümüş iğne”, yalnızca filizler içeriyor. Kafeini daha az tüketmek isteyenler için keyifli bir seçenek. Dört grup beyaz çay var: Silver Needle (Yin Zhen Bai Hao), White Peony (Bai Mu Dan), Tribute Eyebrow (Gong Mei), Noble, Long Life Eyebrow (Shou Mei). En yüksek kaliteli beyaz çaylar olan “gümüş iğne” ve “beyaz şakayık”, Çin kaynaklı. “Silver needle”, “gümüş iğne”, “büyük beyaz” veya “narcissus” denilen çay klonlarının körpe etli tomurcuklarından dikkatli şekilde elle seçilerek üretiliyor.

Hafif tatlımsı aroması ve lezzetiyle çok ünlü ve nadir. İkinci derece kalitede olan “beyaz şakayık” (white peony), tomurcuk ve yapraklardan oluşuyor. “Gümüş iğne”ye göre daha sert tada sahip olan çay, ondan daha koyu renkte. Avrupa ülkeleri ve Amerika’da fındık veya bambu kokulu, tatlı, hafif tütsülenmiş tada sahip, daha koyu likörlü “beyaz şakayık” satılıyor. Beyaz çaylar içinde en tanınmışlardan biri de, Çin’in Fujian Bölgesi’nde yetiştirilen “yüzde 100 organik beyaz şakayık”. Beyaz çayı Türkiye’de Lipton ile Schiller Chiemsee çay markaları içinde bulabilirsiniz.

Beyaz çayın yararları

Beyaz çay kolon, prostat, mide kanseri gibi birçok farklı kanser çeşidine karşı koruyuculuğa sahip. Yüksek tansiyonu düşürmeye yardımcı. Damarların gelişimine destek oluyor. Felç tahribatına karşı koruyucu etkili. İyi kolesterolü yükseltip, kötü kolesterolü düşürmeye yardımcı olarak damar sertleşmesi ve tıkanıklığının önlenmesine katkı sağlıyor.

Bakteri ve virüsleri doğal yollarla yok etmeyi sağlıyor. Bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Soğuk algınlığına karşı korunmaya yardımcı. HIV belirtilerini hafifletebiliyor. Kalbi güçlendiriyor. Kemik yoğunluğunun yüksek olmasına katkıda bulunuyor. Romatizma ve osteoporoz hastaları için faydalı etkiye sahip. Dişleri daha güçlü yapan az miktarda florid ve diğer besin elementleri içeriyor. Kötü nefes kokusuna sebep olan bakterileri öldürüyor. Metabolizmayı hızlandırarak, dengeli diyet programına yardımcı oluyor.

Nasıl demlenir?

Demliğe koyulan beyaz çay, siyah çayın aksine birkaç kez demlenebiliyor ve her demlemede farklı bir aromatik bileşeni açığa çıkıyor. Eğer demlemede en yüksek kalitedeki filizler kullanılacaksa demleme süresi, suyun sıcaklığına bağlı olarak üç-dört dakika sürebiliyor. Çeşitli metotları deneyerek farklı damak tatları için en mükemmel beyaz çay demleme şeklini bulmanız mümkün.

Efsanevi beyaz çay

Bir Çin efsanesine göre, beş bin yıl önce İmparator Shen Yung kırda dolaşmaktadır. Su içilemeyecek kadar kirlidir, o da suyun kaynatılmasını emreder. Derken rüzgâr, fincandaki kaynar suya bir çay yaprağı bırakır. Meraklı imparator, yaprağın su içinde demlenmesine izin verir. Efsaneye göre imparator yedi yıl boyunca bölgede kalarak sürekli çay içer.

Çin’in Song Hanedanlığı boyunca beyaz çaya büyük hürmet edilmiş. Bu değerli içecek, kraliyet tebasının seçimi ve imparatora sunulan özel bir hediye olmuş. Beyaz çay yaprakları ve tomurcukları, geniş kaselerde rahatça çırpılabilsin diye Song çay seremonisi boyunca ince toz şeklinde öğütülmüş. Bu şekilde ilk çay pudrası üretilmiş. Bu dönemde Çin’e giden Japon rahipler, Song usulü çay hazırlamayı öğrenmiş ve ülkelerinde alışkanlığı devam ettirmişler.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::