Televizyonu Kim Icat Etmistir?

15/1/2009 · Kategori: ASTRONOMI

Image 

21. yüzyılın vazgeçilmez aletlerinden biri olan televizyonun tarihi, 75 yıl önce, İskoç mucit John Logie Baird ’in keşfiyle başladı. Baird, 21. yüzyılda insanları saatlerce karşısında oturtabilen televizyonun babasıydı. Keşif merakı çocuk yaşlarda başlayan Baird, 12 yaşında, evine bir elektik sistemi döşemiş ardından yoldayken arkadaşlarıyla konuşmasını mümkün kılacak ilk telefon santralini geliştirdi. İskoçyaya’da Kraliyet Teknik Koleji’nde elektrik dersleri alan Baird, Glascow üniversitesinde elektrik mühendisliği okudu. Birinci Dünya Savaşı sırasında eğitimine ara veren mucit, silahlı kuvvetlerde çalışmak istedi ama kabul edilmedi. Başvurusu reddedilen Baird, Clyde Valley Elektrik Enerjisi Şirketi’nde çalışmaya başladı ancak sağlık

problemleri işi bırakmasına sebep oldu. Clyde Valley ’den sonra aralarında Trinidad ’da bir reçel fabrikasında işçiliğin de bulunduğu çeşitli işlerde çalışan Baird, nihayet 1922’de memleketi Sussex ’e geri dönen ve burada tamirciliğe başladı. Nakkaş mucit Sussex’ deki mütevazı hayatı, Baird ’i 50 yıldır düşlediği televizyon icadı üzerinde yoğunlaşma fırsatı verdi.

Parası olmadığı için ilk televizyonunu bir lavabo ve bir çay tenekesiyle yapan Baird, bir sonraki denemesinde projeksiyon lambasını bisküvi kutusuyla kaplayıp basit bir düzenek geliştirdi ve düzeneğe kullanılmış lenslerle devrelerden tarama diskler ekledi. Baird ’in icat ettiği bu düzenek, tahta çubuklar arasına nakış iğneleri ve balmumuyla tutturulan bir cihaz olarak TV’nin dedesi kabul edildi. Çalışmalarını bundan sonra da sürdüren mucit, 1925’de hayal ettiği gibi, “Stok ey Bill” adını verdiği ilk ilkel televizyonda görüntü transmisyonunu da gerçekleştirmeyi başardı. Logie Baird icadının parlak bulundu ama pek ciddiye alınmadı. İlk yayın BBC’den Baird ’in ilk ilkel TV’yi icat ettiği dönemde, BBC gibi yayıncılar radyoya odaklanmıştı. BBC’inin TV yayıncılığına geçişi, 1929’da sınırlı bir kitleye ulaşan ilk deneme yayınıyla başladı. Günde iki yayın kuşağında hizmet vermeye başlayan BBC televizyonu, ilk kuşakta haber, ikinci kuşakta ise müzik yayını veriyordu. Baird televizyondan sonra infrared ışınlar üzerinde de çalışmalar yaptı. (d.13 Ağustos 1888; ö.14 Haziran 1946)

NASIL ÇALIŞIR

Televizyonun temel prensibi ışık enerjisinin elektrik enerjisine çevrildikten sonra yayınlanması ve alınan elektromanyetik sinyallerin tekrar ışık enerjisine çevrilmesidir.Işık enerjisi elektrik enerjisine çevrilmesi fikri 1873 senesinde Selenyum üzerine ışık düşürüldüğünde elektrik direncinin değiştiğinin keşfedilmesi ile başlamıştır.

Bu prensibe göre selenyum üzerine parlak ışık düşerse; sinyal kuvvetli , soluk ışık düşerse sinyal zayıf olacaktır. Genliği değişen bu sinyal radyo dalgaları gibi yayınlanıp alıcıda ters işlem yapılınca ekranda görüntü teşekkül eder.TV bu bakımdan “uzaktan görme” manasına gelir. TV bir noktadaki ışık şiddeti radyo dalgalarına dönüştürme,sonra bu dalgalardan,eş şiddette bir ışıklı nokta elde etme esasına dayanır.Nakledilecek görüntü, yüz binlerce kareye bölündükten sonra,her bir kare,homojen şeklinde aydınlanmış noktalar gibi kabul edilip,bu noktalardaki ışık şiddeti TV verici sisteminde radyo dalgalarına, dalgalarda TV alıcılarına da yeniden ışığa dönüştürü.

Görüntüdeki kareler çok hızlı tarandığı için, alıcı ekranlarında tek ,tek ışıklı noktalar değil, değişik aydınlıkta karelerin meydana getirdiği resimler gözlenir.

Renkli televizyon,bütün renkleri yeşil, mavi ve kırmızının değişik oranlarda karıştırılması ile elde edilebileceği gerçeğine dayanır.Nakledilecek görüntü, yeşile, maviye ve kırmızıya duyarlı olan üç ayrı kamera tarafından aynı anda taranır.Elde edilen üç ayrı elektromanyetik dalga, alıcı sistemin ekranında, biri yeşil biri mavi ve biri kırmızı olan üç görüntüyü üst, üste düşürür ve bu renklerin karışmasından, tabii renklenmeler yeniden elde edilir.

Televizyon yayınlarında ses ve görüntülerin nakli için, frekansı 5×10 : 9×10 Hertz (50 –900 mega say kıl) aralığına düşen elektromanyetik dalgalar kullanılır.Her televizyon istasyonu,6 mega saykıllık bir frekans aralığında hem ses, hem görüntü gerçekleştirilebilir. Bu 6 mega hertz’lik frekans aralıklarına “kanal” denir. Genel olarak ses yayınlarını taşıyan dalgaların frekanslarını, görüntü taşıyan dalgalarınkinden daha yüksektir.

Bir televizyon yayın sisteminde, beş önemli unsur bulunur
1.Yayınlayacak sahneyi görüntüleyen kamera.

2. Görüntüdeki ışık sinyalleri dönüştüren bir transduser.

3. Bu elektrik sinyallerinden radyo dalgaları üreterek anten atmosfere yayınlayan verici (transmitter)

4. Atmosfer yayınlanan görüntü taşıyınca tromanyetik dalgaları alıp yükselttikten sonra elektik sinyallerine dönüştürerek (alıcı anten, amlifikatör ve birinci dedektif)

5.Elektrik sinyalleri ışığa dönüştürerek, ekran üzerinde görünür resim veren transduser .

GÜNÜMÜZDEKİ MODELLER VE YENİ GELİŞMELER
Tasarrufa Duyarlı Plasma:
Hem bilgisayar ekranı hem de TV olarak kullanılabilen Panasonic Plasma Display TH-42PWD 3U, köşeden köşeye 106 cm’lik bir ekran büyüklüğüne sahip. Enerji tasarrufu yapan ve gürültü kirliliğine karşı duyarlı olarak üretilen Plasma TH-42PWD3U’un içerisinde gürültüden kaçınmak için fan kullanılmamış ve 295 watt elektrik tüketiyor.

Geride bıraktığımız yıla ait kablolu yayın izni ücretini ödemeyen yaklaşık 50 TV kuruluşu yayınlarının durdurulması tehlikesiyle kaşı karşıya geldi.(Zaman Gazetesi 3 Ocak 2002)

İnternet ve televizyon ilk defa Web TV ile bir araya getiren Steve Perlman ,teknoloji dünyasından heyecan oluşturacak bir cihaz geliştirdi.Jurnal. net’teki habere göre . evdeki herhangi bir odadan tek bir kutu ile bir müzik, televizyon , video ve DVD gibi diğer eğlence sistemlerini çalıştırmalarını sağlayan cihaz tanıtımı büyük ilgi gördü. Moxi Media Center adı verilen cihaz, VCR ya da kablolu kutuya benzeyen bir set üstü kutu.Televizyona bağlana bilen bu kutu ,kablo ya da uydu sinyallerini çözebiliyor. Ürünü ortaya çıkaran Perlman’a göre Moxi , ayrı , ayrı DVD player , CD player, video recorder ve dijital müzik sistemi (ve bunların kumandaları)ihtiyacını ortadan kaldırıyor ayrıca 80 GB sabit diski bulunan yeni cihaz , yüzlerce CD’yi de depolayabiliyor.Modem ,Fire Wire bağlantı portu ve bir tür açık kodlu Linux işletim sistemi bulunan cihaz interaktif Tv ,e-posta ,anında mesajlaşmayıda destekliyor.

Perlman,uydu TV sağlayıcısı EchoStar ile ortalık anlaşmada imzalamış bu anlaşma sayesinde Moxi set üstü kutuların ABD’de 2003 yılında piyasada olması bekleniyor.Benzer set üstü kutuların birbiri ardından çıktığına dikkat çeken endüstri uzmanları ilk defa önemli bir içerik sağlayıcının böyle bir girişime destek verdiğini vurguluyor.

“DİJİTAL DEVRELER, DAHA KULLANIŞLI”
Erciyes Üniversitesi’ndeki “Dijital TV Yayınları” konulu konferansında konuşan, Prof. Dr. Avni Morgül, dijital yayınların analog yayınlardan daha ucuz olduğunu söyledi.Ayrıca dijital devrelerin bilgisayar ve televizyon tek bir cihazda birleştirilmesine de sağladığı dile getirilir.

TELEVİZYON İZLEMENİN KURALLARI
Televizyon izlerken daha çabuk ve kolay öğreniriz.

Gezip görmediğimiz yerleri televizyon sayesinde öğreniriz.

Yarışma programları izleyerek biz de bilgilerimizi yoklayabiliriz

Televizyon, yararlı bir kitle iletişim aracıdır.

Televizyon insanlara hizmet etmelidir.Onları tutsak etmemelidir.

Bir çocuk, televizyonu uzun süre izlerse zamanla gözleri bozulabilir. Çünkü; televizyon çalışırken zararlı ışınlar göndermektedir.

Uzun süre televizyon izleyen ve program seçmeyen çocuklar için televizyon izlemek zararlıdır.

Televizyon izlemeden önce hangi programlar bize göre ise onları anne ve babamıza danışarak seçmeliyiz.

BUNLARI BİLİYOR MUYDUNUZ
İlk sesli filmler 1928 yılında çevrildi.

İlk televizyon yayınları 1940 yılında ABD’de yapıldı.

İlk üç yaşta televizyon karşısına bırakılan çocuklara “otistik” özelliklerinin geliştiğini biliyor musunuz?

Televizyonun ömrümüze maliyetini hesapladınız mı?

Günde kaça saatiniz televizyon başında geçiyor?

Ortalama belki de iyimser bir hesapla 3 saat diyelim.İlk başta hiç ürkütücü gelmiyor.Ancak günler damlaya damlaya hafta olur, ay olur,yıl olur , sonunda bir ömür olur biter.Eğer televizyonun günde 3saatten bir yılda yiyip bitirdiği zamanı hesaplarsak, 1095 saat eder.Bu gecesiyle gündüzüyle 45 gün demektir, televizyonun başında geçen 45 gün ve 45 gece eder.

Şimdi ikinci soru:Televizyon canavarının pençesinde can veren bu 1095 saat bize neler kazandırabilir?

Bu rakam bir öğrencinin bütün bir öğretin yılı boyunca ders gördüğü saatlerden daha da büyük bir yekündur.Demek ki, en azından kayıp bir öğretim yılı var, orta yerde .

1095 saat içerisinde bir yabancı dili iyi seviyede öğrenmek mümkündür.Bu demektir ki, televizyon her yıl bize bir yabancı dil kaybettiriyor.

Kitap okumayı tercih ederseniz, ağır bir okunuşla 25 bin sayfalık kitabı bu müddet içinde bitirmemiz mümkündür.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Uzay Nedir?

14/1/2009 · Kategori: ASTRONOMI

UZAY NEDİR

  Güneş dünyaya 150 milyon km uzaklıkta,gaz halindedir.Dış yüzeyi 6.000 derece sıcaklıktadır ve merkezine doğru sıcaklık artarak milyonlara çıkan bir ateş küresidir.Güneş,dünyadan1.300.000 defa daha büyüktür.Saatte 100 km giden bir tren,hiç durmadan dünyayı 16 günde dolaşabildiği halde,Güneş'in etrafını 5 yılda bitirebilir.Güneş'ten her gün dünya kadar bir parça koparabilsek,3.600 yılda ancak bitirebiliriz.

Ay'da Dünyadan 384.000 km. mesafededir.Dünyadan 40 defa daha küçütür ve kaya kütlesi halindedir.Ay, dünya erafında Dünyada kendi etrafında ve Ay'la birlikte güneşin etrafında dönmektedir.Güneşin etrafında Dünya gibi dönen çeşitli büyüklük ve uzaklıkta 8 gezegen daha vardır ve hepsine birden Güneş Sistemi denir.Güneş gibi milyarlarca yıldız ve sistemlerinin meydana getirdiği muazzam topluluğa Samanyolu " Kehkeşan " denir ve yaz geceleri gözlenebilir.Uzayda binlerce Samanyolu gibi yıldız toplulukları vardır.Gözümüzde pek çok büyüttüğümüz dünyamız milyarlarca yıldızdan biri olan Güneş etrafında dönen çok küçük bir gezegendir.      

 

  TEKNOLOJİ GELİŞTİKÇE UZAYDA YAŞAM OLABİLİRMİ 

İki yıl kadar önce gündeme gelen Aya seyahat projesi için NASA ilk adımı 2006 yılında atacak. NASA yaptığı bir açıklama ile Aya Seyahat için gerekli çalışmaları başlatacağını ve 2006 yılın da proje için 3.2 milyar $ bütçe ayırdıklarını belirtti. Ancak 2018′den önce yine de Aya insanlı iniş yapılmayacak. Bunun en büyük sebebi ise projesi yapılan Ay seyahatinin sadece insanlı bir ay yürüyüşü değil, Ay üzerinde gelişmiş bir ay üssünün kurulmasını hedeflemesi.


NASA’nın açıklamasına göre 2006-2018 yılları arasında bu proje için 104 Milyar $ harcama gerçekleştirecek.
Aya ilk insanlı iniş bundan 37 yıl önce gerçekleşmişti. Gerçekleştirilecek bu yeni proje ile Ay üzerinde kurulacak bir üssün Mars ve daha uzak gezegenlere insanlı seyahat için büyük bir adım olması bekleniyor.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Zodyak Nedir

14/1/2009 · Kategori: ASTRONOMI

Gök küresi yüzeyinde kuşak şeklinde bir gölge. Güneş, bu kuşağın alanı boyunca, derece derece yer değiştirerek bir yıl sonunda tekrar hareket noktasına varır. Bu kuşak üzerinde, Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova, Balık adlarını taşıyan on iki takım yıldız sıralanmış bulunmaktadır. Güneş bu takım yıldızlardan her üçünü her mevsimde dolaşmış olur

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Yildiz Nedir?

14/1/2009 · Kategori: ASTRONOMI

Güneş sistemi dışında bulunan ve pek uzakta olduğu için durağan gibi görünen gök cismi.Yıldızlar, görünümlerine göre başka bir deyimle verdikleri tayfa göre üç gruba ayrılırlar:

1 - Beyaz ya da mavimsi yıldızlar: Bunlar en geç ve en yeni olan yıldızlardır.

2 - Sarı yıldızlar: Orta yaşlı olarak kabul edilen yıldızlardır.

3 - Kırmızı yıldızlar: En eski ve en ihtiyar yıldızlardır. Ay ışığı olmayan berrak gecelerde yığınları, Nebülöz, Samanyolu denilen varlıklardan ileri gelen lekeler görünür. Bu lekelerden en büyüğü Samanyolu olup Gök'ü kuşak gibi bir yandan öbür yanına kadar kaplar. Bu beyazlıklarda bazıları dürbünlerle incelendiği zaman binlerce yıldızı bir arada toplanmasından meydana geldiği görülür. Bu beyazlıklara Yıldız yığını denir. Yıldız yığınları görünen şekillerine göre; küresel yıldız yığınları, açık yıldız yığınları, ortak özel hareketli yıldız grubu olmak üzere üçe ayrılır. Küresel yıldız yığınlarının genel şekilleri küre gibidir. Görünen kürenin merkezinde yıldızlar çok yoğun olduğundan burası çok parlaktır. En iyi gözlenen yıldız yığınları bunlardır.

Şimdiye kadar 86 tane gözlenebilmiştir. Açık yıldız yığınlarının ise şekilleri düzgün değildir. Yıldızların yoğunluğu merkeze doğru artar. Ortak özel hareketi olanların bu gruba dahil olup olmadıkları, özel hareketleri uzun uzadıya incelenerek bulunur.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Tayf Nedir?

14/1/2009 · Kategori: ASTRONOMI

Beyaz ışığın, bir prizmadan geçtikten sonra ayrıldığı renklere verilen ad. Beyaz ışığı meydana getiren yedi rengin, kırılmaları değişik olduğu için, bir prizmadan bunlar ayrı ayrı açılarla kırılırlar ve böylece değişik yedi renkli tayfı meydana getirmiş olurlar. Özellikle güneş ışığında görülen bu tayf, yağmurlu havalarda görülen ebemkuşağında, yağmur damlalarının bir prizma vazifesi görmesi sonucu belirli bir şekilde kendini gösterir. Renkler, sırası ile şunlardır : Kırmızı, turuncu, sarı, yeşil ,mavi, lâcivert, mor.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Suni Peyk Nedir

14/1/2009 · Kategori: ASTRONOMI

Yeryüzünden, Ay ve öbür gök cisimleri hakkında bilgi edinmek amacı ile uzaya fırlatılan, Dünya'nın, Ay'ın Güneş'in ve öbür gök cisimlerinin peykleri olan, içlerinde bilgi toplamaya yarayan özel âletler bulunan madensel cisim. Ayda ve öbür cisimlerdeki hayatsal faaliyetler hakkında kesin bilgi edinmek Ay'a ve öbür gök cisimlerine ulaşabilmek düşüncesi, yüzyıllardan beri, insanları ve bilginleri düşündüren önemli uzay problemlerinden biri olmuştur. Uzun yüzyıllar süregelen bu yoldaki çalışmalar, bilginin ve tekniğin ilerlemesi ile daha büyük önem kazanmış; bu yoldaki düşüncelerin deney safhasına geçebilmesi için gerekli araştırmaların başlamasına yol açmıştır. Özellikle İkinci Dünya Savaş'ından sonra, Ay'a ve öbür gök cisimlerine, yeryüzünden cisimler gönderebilmek yolundaki çalışmalar daha da hızlanmış, Amerika Birleşik Devletleri ile Sovyetler Birliği arasında, adeta bir yarış halini almıştır. Atmosferi aşarak, Dünyanın etrafında dolaşabilen ve gök cisimlerine kadar gidebilen âletlerin yapımının yanında, bunların, bu işi çözebilmesi için gerekli iki önemli mesele, ilkin, bu çalışmalar sonunda çözümlenmiştir. Bunlardan birisi, atmosfer dışına çıkarak yerçekiminden kurtulabilmek için gerekli “kaçma hızı” na sahip bir hızın, bu cisimlere verdirebilmesi, ikincisi de, bu cisimlerin, aklın zor kabul edebileceği bir hızla gidebilmesini sağlayacak yakıtın bulunabilmesi. Bu iki ana problem de çözülmüş, insan yapısı olan madensel peyklerin, atmosfer dışına çıkabilecek “kaçma hızı” ile çok büyük bir sürate sahip olmasını sağlayacak yakıtlar elde edilmiştir. Bu çalışmaların sonucu olarak, çeşitli suni peyklerin, Dünya'nın, Ay'ın ve öbür cisimlerinin birer peyki olabilmesi sağlanmıştır. Uzun süren bu çalışmalar, ilkin 1957 yılında ilk denemesini vermiş, bu tarihte Sovyetler Birliği tarafından fezaya fırlatılan bir suni peyk, dünyanın ilk defa bir suni peyki olmuştur. Bu tarihten sonra, Amerika Birleşik Devletleri ve Sovyetler Birliği tarafından gerek Dünya etrafında, gerekse Ay etrafında dönebilen suni peykler yeryüzünden gönderilebilmiştir.1961 yılında, yapılan bu çalışmalar sonucu da yeryüzü çevresinde dolaşmak suretiyle uzaya insan gönderilmesi işi başarılmıştır.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Nebuloz Nedir?

14/1/2009 · Kategori: ASTRONOMI

Yıldızlardan başka gökyüzünün başka yerlerinde görülen beyaz lekeler. Işıklı ve gaz halinde çok büyük kütlelerdir. Beyazımtırak bulutlara benzediklerinden kendilerine bu ad verilmiştir. Bunları dürbünsüz olarak görmek imkânı yoktur. Görünen şekillerine göre başlıca üç sınıfa ayrılırlar: l - Düzgün olmayan nebülözler, sınırlan sonsuza uzanmış şekilde görünürler, içlerinde bir çok yıldızlar bulunmaktadır. 2 - Gezegen şeklinde nebülozler, yuvarlak ve yassı görünümleri vardır. Bunların çoğunda çekirdek denilen çok parlak bir yer bulunur. 3 - Helezon şeklinde nebülozler, çok ışıklı bir çekirdek ve çekirdeği helezon şeklinde saran ışıklı gaz kütlelerinden yapılmışlardır.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::